KUMANDA VE ALICI

Elekronik malzemelerden en önemlisi kumanda ve alıcıdır. Genellikle takım halinde satılır ama ikinci, üçüncü modelleriniz için alıcıyı söküp diğer modele takmak eziyetli olduğundan ilave alıcı almanız gerekecektir. Bu nedenle alacağınız kumandanın tek satılan alıcılarının bulunabilirliği ve fiyatını da dikkate almanız gerekir. Kumandanın menzili nedir, kalitesi nedir, nasıl çalışır, nasıl bozulur, nasıl ayarlanır gibi sorulardan bazıları gereksiz yere kafa yoracağınız sorulardır. Burada önemli olan temel bilgileri vereceğim. Nasıl bir kumanda alacağınız konusunda yardımı satın almak bölümünde bulabilirsiniz. Eğer bu işe büyük bir hevesle başlıyorsanız, birkaç moral bozukluğu yaşadığınızda bırakmayacağınızı biliyorsanız iyice bir kumanda biraz daha fazla ödemek akıllıca olacaktır.

Kumanda denilince bir verici (Tx), bir alıcı (Rx) akla gelmelidir. Kumandalar AM, FM frekanslarından sinyal gönderen verici, bu sinyalleri alıp, süzüp, servolara komut olarak gönderen bir alıcı ile çalışır. Alıcının ve vericinin üzerine takılı birer kristal ise kullanılan frekansın hangi alt bandında haberleşme yapılacağını belirler. Bu alt bandlara kanal denilir. Örneğin 72MHz bir kumandada 72.850MHz kristal takılıysa bu 53. kanala denk gelir. AM sistemler günümüzde yerini FM sistemlere bırakmıştır. Daha gelişmiş sistem ise synthesized modülle çalışan kumandalardır. Bunlarda kristal bulunmaz ve kristal yerine size istediğiniz kanalı seçebilme özgürlüğü veren ayar düğmeleri bulunur. Aynı frekansın aynı kanalındaki kumandalar birbirlerini etkiler. O nedenle uçuş alanlarında frekans kontrolü yapılır ve havadaki bir model uçağın kullandığı kanaldan bir diğer kumanda varsa kesinlikle açılmasına izin verilmez. Frekans karışıklığı modelin kontrolden çıkmasına ve etrafa zarar vermesine neden olur. Daha gelişmiş sistem ise Spread spectrum olarak adlandırılan 2.4GHz sistemlerdir. Bu sistemlerde verici ve alıcı birbirine kilitlenip dışarıdan gelen sinyallerden etkilenmez. Yani kalabalık ortamlarda uçanlar için çok kullanışlıdır. Bazı kumandalarda modül değiştirilerek frekans değiştirilebilir. Örneğin 72 MHz kumanda 35 MHz kumandaya çevrilebilir. Hatta spread spectrum yani 2.4GHz haline de getirilebilir.

Bazı kumandalarda PPM(FM) ve PCM özellikleri vardır. PCM ayarlanarak veri gönderildiğinde alıcının da PCM özelliğinde olması gerekir. PCM çok daha güvenilir bir sistemdir. Bu özellik 2.4GHz kumandalarda kullanılamaz. Zaten gerek de yoktur çünkü 2.4GHz sistemler oldukça kaliteli bir haberleşme sağlarlar. Verici PPM-PCM olarak ayarlanabilir ancak alıcı ya FM(PPM) ya da PCM olur. Bunun dışında alıcılar dual conversion (D/C) ya da single conversion olabilir. D/C alıcılar gelen sinyali daha net ayrıştırırlar. Alıcıların dar bant olması da daha hassas aralıkta sinyalleri algılamasını sağlar. Ayrıca alıcıların sinyalleri işleme çözünürlüğü de 512, 1024, 2048 gibi değerlerle belirtilir. 1024 yaygın kullanılan ve yeterli kalitede çözünürlüktür.

Başlangıç modelleri genellikle 4 kanallı bir kumanda ile kontrol edilebilecek modellerdir. Aileron-Elevatör-Throttle(gaz)-Rudder için birer kanal kullanılır. Ancak ilerde daha gelişmiş modellerde flap, açılır kapanır iniş takımı, sis sistemi, ışıklandırma kullanmak isteyebilirsiniz. Bu yüzden en az 6 kanallı bir kumanda ile başlamanızı öneriyorum.

Kumandalardaki en önemli özellik kanal sayısı gibi görünse de programlama özellikleri aynı derecede önemlidir. Kanal sayısı arttıkça kumanda menülerinde kontrol edilebilir fonksiyonlar da artar. Kumandanın fonksiyonları en az kanal sayısı kadar önemlidir.



Kumandalar analog veya digital olabilir. Elbette ki digital kumandalar daha hassas, daha gelişmişlerdir.

Kumandaların menzili de önemlidir. Elektrikli küçük bir modeli kendinizden fazla uzaklaştırmayacağınız için 300 metre menzilli bir kumanda yeterlidir ancak patlar motorlu model uçaklarda kumanda menzilinin 1.5km kadar olması beklenir. Bu menzil sizin uçuş sınırlarınızın çok çok üstündedir ama sinyallerin güçlü şekilde alınması sağlıklı kontrolde oldukça etkilidir.

Kumanda alırken bir diğer dikkat etmeniz gereken “Mode” konusudur. Aslında kumandalar ayarlanarak mode değişimi yapılabilir ancak eğer model uçak için kullanılacaksa Mode 2 doğru seçim olacaktır. Bazı helikopterciler mode1 i tercih edebilir. Bazen aldığınız kumanda da mode 1 olabilir. Menüden mode 2 ye çevirirsiniz fakat throttle yani gaz kolu diğer kollardan farklı olarak yaylı değilidir. Yani nereye getirirseniz orada kalır kendiliğinden merkeze gelmez. Bir de ayrıca model uçak kumandalarında gaz kolunun kademeli hareketi için altında tırnaklar vardır. Gazı iki tık, üç tık aç deriz ve kolda o kademeleri hissederiz. Helikopterciler ise iki kademe arasında kullanmayı da isterler. Bu nedenle helikopter kumandalarında gazın kademeli hareketi bulunmaz. Eğer biz mode değişimi yaparsak kumandayı söküp içinden yayların yerini ve kademeyi hissetmemizi sağlayan tırnağın yerini değiştirmeliyiz. En iyisi paşa paşa mode 2 kumanda alırız.

Kumandaların özelliklerinden bahsetmiştik. Bunlardan en önemlisi kumandanın digital olmasıdır. Artık analog bir kumanda almak anlamsızdır. Kumandaların merkez noktalarının değişmesini sağlayan trim özellikleri vardır. Trim ayarlarının da digital olması çok büyük avantaj sağlar. Bundan sonra bence en önemli özellik throttle-cut denilen butonun varlığıdır. Patlar motorlu uçuranlar için motoru stop ettirmeye yarayan bu buton çoğu zaman imdadınıza yetişecek bir özelliktir. Bunun dışında verdiğiniz komutların değiştirilerek iletilmesini sağlayan bir çok özellik vardır. Bunlardan reverse özelliği servonun hareketinin ters olarak yapılmasını sağlar. Örneğin sağ çubuğu kendinize çektiğinizde modelin yükselmesi için elevatörün yukarı kalkması gerekir. Eğer elevatör aşağı iniyorsa elevatör kanalını reverse yaparız. Bu özellik tüm kumandalarda bulunur. EPA (end point adjustment) ayarı son nokta ayarıdır. Bununla servonun maksimum hareket mesafesi daraltılır. Servonun ileri ve geri uçlardaki son noktaları bağımsız olarak ayarlanabilir. Örneğin yükseliş verdiğinizde elevatörün daha fazla yukarı kalkmasını istiyorsanız üst noktayı %100 den daha yüksek bir değere getirirsiniz. Bu durumda alçalış için belirlenen nokta değişmez. D/R (dual rate) ayarı oldukça kullanışlı bir özelliktir. EPA’nın çift yönlü çalışanı olarak nitelendirilebilir. Kumandalarda mixt özellikleri birden fazla kanalın birbiri ile ilişkilendirilmesini sağlar. Örneğin siz yatış komutu verdiğinizde belirlediğiniz oranda yükseliş komutu da alıcıya iletilir. Bu tür özellikler kumandaların kalitesini ve kullanım kolaylığını arttırırlar.

SERVO

Alıcının yolladığı sinyalleri algılayıp, sinyali harekete dönüştüren elemanlardır. Bu servoları modelin çeşitli yerlerini hareket ettirmek için kullanırız. Servolara gerekli enerji alıcı üzerinden sağlanır. Kullanım yerlerine ve kalitelerine göre çok farklı çeşitleri vardır. 3-4gramlık mikro servolar çok az güç sağlarlar ve çok küçük uçaklarda kullanılır. Yüksek torklu büyük servolar ise kontrol yüzeyleri geniş olan, süratli uçan modellerde tercih edilir. Basit analog servoların yanında hassas digital servolar da bulunur. Digital servolar özellikle merkez noktasına geri dönmeyi daha hassas yaparlar. Aynı zamanda daha da hızlıdırlar ancak çalışmaları için daha yüksek voltaj isterler. Servoların içindeki dişliler de önemlidir. Bazılarında zayıf plastik dişliler varken güçlü servolarda metal hatta titanyum dişliler kullanılabilir. Dişliler servoların en sık arızalanan yerleri olduğundan dışardan zorlama yapmamalıdır. Dişliler aşırı yük altında kırılacak ve diğer tarafların kırımını bir dereceye kadar önleyecektir. Servoların kullanım amaçlarına göre en belirgin olanı retract servosu denilen iniş takımlarını açma kapatma servosudur. Diğer servolardan farklı şekilde çalışır.

Servolar yük altında fazla akım çekerler. Bu nedenle servoların bağlı olduğu kollar ve yüzeyler mümkün olduğu kadar az sürtünme ile çalışmalıdır. Kasıntılı bir sisteme takılmış servodan sürekli zorlanma sesi gelir.  Bir yöne hareket ettirilen servo kendiliğinden merkez noktasına gelmekte zorlanır ve sürekli öter.

Servoların gücünü belirleyen tork değerleri önemlidir. Servo merkezinden 1cm uzaklıktaki bir yükü taşıyabilecek ağırlığı servonun torkudur.

Servoların hızı da aynı derecede önemlidir. Servonun belli bir açıda dönebilmesi için kaç milisaniye gerektiği özelliklerinde belirtilir. Bu hesaplama servo yük altında değilken yapılır. Verdiğiniz komutların hızla yerine getirilmesi gereken bir akrobasi modeli kullanıyorsanız servo hızları yüksek olmalıdır.

Servoları besleme voltajı alıcıya takılan pil üzerinden sağlanır. Alıcı pilleri 4.8V veya 6V olarak tercih edilebilir. 6V pil kullanıldığında servoların hızı ve gücü artar dolayısıyla dişlilerinin yıpranma hızı da artar. Zamanla dişlilerde boşluk oluşur. Bazı digital servolar sadece 6V ile çalışacak şekilde yapılmış olabilir. Servoların çektiği güç ile kullanılacak pil arasında uyum olmalıdır. Çok sayıda, zorlanan, güçlü servolar varsa pilden fazla akım çekilerek alıcı pilinin çabuk bitmesine neden olacaktır. Servolarınızın çektiği amper hesaplanarak alıcı pilinizin bunu karşılayacak kapasitede seçilmesi gerekir.

PİL

Model uçaklarda şarj edilebilir piller kullanılır. Nikel kamiyum (NiCd), nikel metal hibrit (NiMH) ve LiPo piller yaygın kullanılanlardandır.  Bu pillerin farklı kullanım alanları farklı şarj deşarj özellikleri vardır. LiPo piller bir voltaj regülatörü ile model uçakta alıcı, servo beslemesinde kullanılabilir. Ağırlık ve güç açısından avantajlıdırlar. Ancak voltaj regülatörlerinin oluşturduğu parazit sorun yaratabilir. NiMH piller ise deşarj kapasitelerinin düşük olması nedeniyle servoların çektiği aşırı akımı karşılayamayacak kadar zayıf kalabilirler. NiCd piller ise model uçakta kullanılan en yaygın pillerdir.  4 adet pil ile (herbiri 1.2V) oluşturulan paket 4.8V, 5 adet pil ile oluşturulan paket 6V sağlar. Pil paketlerini oluştururken kaliteli ve deşarj kapasiteleri aynı pilleri kullanmak gerekir. Model uçakta alıcı pili herşeyden önemlidir. Pil bittiği an model son hali ile bir yere çarpana kadar gider. Yaylı pil kutuları temassızlık yapacağından kullanılmamalı, Piller birbirine punto yapılarak bağlanmalıdır. En doğrusu hazır yapılmış alıcı pillerini kullanmak olacaktır. Zayıflamış pille modeli havalandırmak büyük risktir. Pilin durumunu görmek için model uçak üzerine monte edilen ufak voltmetreler bulunmaktadır.

Elektrikli model uçaklarda alıcı ve servoları beslemek için genellikle motora akım veren lipolar kullanılır. Motorun devrini ayarlayan bazı ESC (elektronic speed controller-elektronik hız ayarlayıcısı) devrelerinde ek olarak BEC (battery eliminator circuit) devresi bulunur. BEC devresi pilden aldığı akımı 5V civarına düşürerek alıcı ve servolar için uygun voltajı sağlar.